Bize Ulaşın: +90 555 015 51 61
 

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ (MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ) NASIL YAPILIR

                                                                                     Av. Yaşar ÖZTÜRK 

Makalenin son güncellenme tarihi: 25/04/2020

İnsan ilişkilerinde, ilişkileri kurarken pek düşünmesek de her ilişkinin ileriye ve geriye yönelik olarak etkileri olacak bir hukuku vardır. İlişkileri kurarken sadece o ana odaklandığımız, o ilişkinin gelecekte ortaya çıkaracağı olumlu ve olumsuz yönlerini başlangıçta pek düşünmeyiz. Bilhassa evlilik öncesinde eş adayları sadece evlilikten sonraki mutlu günleri düşündüklerinden ve hayal ettiklerinden, evliliklerinin boşanma ve ayrılık ile sonuçlanma ihtimallerini düşünmeyi akıllarından bile geçirmek istemezler. Fakat hayat hiç de böyle değildir. Evlilikler bir ömür boyu sürebileceği gibi maalesef çok kısa da sürebilmektedir.  Ülkemizde boşanma oranı maalesef giderek yükselmektedir. TÜİK verilerine göre 2019 yılında Türkiye'de Boşanmaların yüzde 36'sı evliliğin ilk 5 yıllık döneminde, yüzde 20,6'sı ise 6-10 yılında gerçekleşti. Yine aynı verilere göre boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 8 artış göstererek boşananların evlenenlere oranı %28,6 oldu.

 

Evlenme gibi boşanma da eşlerin şahıslarında olduğu gibi mal varlıklarında da bir kısım ortaklıklar, birleşme ve ayrılmalar meydana getirmektedir. Bu hususu Türk Medeni Kanunu’nda ayrıntısıyla uzun uzadıya düzenlenmiştir. Evlenirken nikahta imza attığımızda pek farkında olmasak da Türk Medeni Kanunu’nda nişanlanma, evlenme, boşanma, nafaka,  mal rejimleri, edinilmiş mallara katılma alacağı, edinilmiş mallara katkı payı, velayet, vasilik, vasiyetname, miras hukuku ve diğer bağlantılı konularının da doğrudan düzenlendiği toplam 564 maddenin altına imza atıyoruz. Ayrıca aynı konularla ilgili Türk Medeni Kanunu’ndave diğer kanunlardaki bağlantılı mevzuatı burada saymadığımızı da hatırlatma fayda var.

 

Avrupa ve özellikle ABD’de neredeyse her evlenen çift arasında halk arasında evlilik sözleşmesi diye adlandırılan  fakat hukuk sistemlerinde  “mal rejimi sözleşmesi”diye adlandırılan sözleşme, evlilik öncesinde ve sonrasında yapılmaktadır.Bu uygulama eşler arasında bu konuda çalışan bir avukatı ile gerçekleştirilirse aksine evlilikte güven sağlamaktadır.

 

Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. Mal rejimi sözleşmesi resmi şeklinde yapılır. Resmi şekilde yapılmayan mal rejimi sözleşmeleri geçersiz olup hüküm doğurmayacaktır.

 

Türkiye’de evlenecek eşler ve evli eşler arasında pek yaygın olmayan evlilik sözleşmesi, özellikle sanatçı, sporcu, film oyuncuları ve iş adamalarının yaptıkları evliliklerde gündeme gelmektedir. Özellikle toplumun bu kesimi, daha önce edindikleri şahsi mallarının ve yatırımlarının gelirleri, evlilikten sonra edinecekleri malların gelirleri ile ilgili olarak evlenecekleri kişiler ile evlilik sözleşmesi yapma yoluna gitmektedirler.

 

Evlilik sözleşmelerinde genellikle tarafların amacı, evlilik ilişkisini ve karşılıklı güveni zedelemeden hukuken her iki tarafı da koruma altına alacak bir sözleşmenin oluşturulmasıdır. Bu nedenle taraflar arasındaki mal rejimini düzenleyecek olan bu sözleşmenin içeriğinin, her iki tarafı incitmeden ve fakat her iki tarafın da beklentilerini ve haklarını koruyacak, bilakis karşılıklı güven ilişkisinin tesisi edildiği bir sözleşme olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Bu aşamada, taraflar arasında uygulanacak olan  “Mal Rejimi”ni belirleyecek olan bu “Evlilik Sözleşmesi”nin konusunda deneyimli uzman bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir.

                    

                                   TÜRK MEDENİ KANUNUMUZDA DÜZENLENEN MAL REJİMLERİ

Boşanma hâlinde Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır.Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. Bu diğer mal rejimleri edinilmiş mallara katılma rejimi, mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığıdır. 

 

1-) EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ (YASAL MAL REJİMİ)

 Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden itibaren yürürlükte olan mevzuata göre, evlenmeye karar veren çiftler  evlenme ile kendi aralarında anlaşarak mal rejimini seçmemişlerse, eşler arasında, “edinilmiş mallara katılma rejimi’ne ilişkin kurallar uygulanır. Dolayısıyla, eşler arasında daha önce kabul edilmiş bir mal rejimi sözleşmesi yoksa, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.

 

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, 01.01.2002 tarihinden itibaren her eşin kendi çalışması ile elde ettiği mal edinilmiş mal olarak kabul edilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, 01.01.2002 tarihinden itibaren önceki kişisel mal varlıklarının 01.01.2002 tarihinden sonraki gelirleri de edinilmiş mal olarak kabul edilir.  Edinilmiş mallara katılma rejiminde, boşanma davasından sonra, diğer eşin mal rejimi davası açması halinde, mahkemece her eş edindiği malların değerleri toplamının yarısını diğer eşe ödemesine karar verilecektir.

 

2-) MAL AYRILIĞI REJİMİ

Mal ayrılığı rejiminde, boşanma neticesinde eşler evlilik birliği içinde hangi mallara malik iseler o mallara malik olmaya devam edecekler, eşlerin edindiği mallar evlilik birliğinin sona erme sürecinde herhangi bir tasfiye işlemine tabii tutulmayacaklar,

 

3-) PAYLAŞMALI MAL AYRILIĞI REJİMİ

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde, eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.  Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.


Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer.  Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde de, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

 

Bu mal rejiminde boşanma halinde,, Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş, diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir.

 

Eşlerden biri diğerine ait olup, paylaştırma dışı kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa; mal rejiminin sona ermesi hâlinde, katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel ödenmesini isteyebilir. Aynı istem, paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen değerler için de geçerlidir.

 

Bu mal rejiminde boşanma halinde, eşlerden biri tarafından paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olup ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler, mal rejiminin sona ermesi hâlinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Paylaştırmada işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.Manevî tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ile karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesinden aksi anlaşılmadıkça, sağlar arası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar hakkında bu hüküm uygulanmaz.

 

Bu mal rejiminde paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıldır. Buna olanak  yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir.  

 

 

4-) MAL ORTAKLIĞI REJİMİ

 Mal ortaklığı rejiminde mal ortaklığı, ortaklık mallarını ve eşlerin kişisel mallarını kapsayacaktır. Mal ortaklığı rejimi sözleşmesi, eşler arasında, genel mal ortaklığı, sınırlı mal ortaklığı ve diğer mal ortalığı şekillerinden biri şeçilmek suretiyle  yapılabilir.

Genel mal ortaklığında eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur. Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar. Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir.

Sınırlı mal ortaklığında ise eşler, edinilmiş mallarda mal rejimi sözleşmesiyle sadece edinilmiş mallardan oluşan bir ortaklık kabul edebilirler. Kişisel malların gelirleri de bu ortaklığa dahildir.

 

Diğer mal ortaklıklarında ise eşler, mal rejimi sözleşmesiyle belirli malvarlığı değerlerini veya türlerini, özellikle taşınmaz malları, bir eşin kazancını, bir meslek veya  sanat icrası için kullandığı malları ortaklık dışında tutabilirler. Aksi sözleşmede öngörülmedikçe bu malların gelirleri ortaklığa dahil değildir.

Mal rejimi eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur.

Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.Ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarih esas alınır.

 

Evlilik öncesinde ve evlilik birliği süresi içinde kazanılan tüm malvarlıklarına ilişkin malların kime ve ne oranda ait olacağını düzenleyecek olan “Evlilik Sözleşmesi”(Mal Rejimi Sözleşmesi) içeriğinin, şartlarının belirlenmesi ve düzenlenmesi sırasında hata veya eksiklik yapılması neticesinde telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacaktır. Bu nedenle “Evlilik Sözleşmesi”nin (Mal Rejimi Sözleşmesi) düzenlenmesi aşamasında konusunda deneyimli uzman bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir.

 

Siz de hukuki sorunlarınızla ilgili olarak ÖZTÜRK HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU’nun alanında uzman avukatlarına, telefonla iletişime geçerek, e-mail veya 0555 015 51 61 numaralı telefon üzerinden WhatsApp üzerinden yazışma ile veya hukuk büromuza gelerek yüz yüze görüşme yaparak danışabilirsiniz.

                                                               

Web Sitesi Hukuki Uyarı Metni
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.