Bize Ulaşın: +90 555 015 51 61
 

ARABULUCULUK HUKUKU VE ARABULUCULUK GÖRÜŞMELERİNDE TARAF VEKİLLİĞİ

Arabuluculuk Hukukunu,   uyuşmazlığın tarafları olan kişilerden bağımsız üçüncü bir kişinin arabuluculuğu ile uyuşmazlığa çözüm getiren  hukuki uyuşmazlıklara alternatif çözüm yolu olan arabuluculukla ilgili hukuki dalı olarak tanımlayabiliriz.    

Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanabilir.

Dünyada nüfusun artması, iletişim ve ulaşımın baş döndürücü hızla ilerlemesi, ulusal ve uluslar arası ticaretin hızla gelişmesi, mesleklerin branş sayılarının mikro düzeyde arması ve benzeri hususlardan dolayı insanlar arasındaki ilişkiler ve dolayısıyla uyuşmazlık sayıları da hızla artmıştır.

Uyuşmazlıklara hızlı, adil ve kalıcı çözüm getirmeyi amaçlayan devletler, adliyelerin, yargıç, savcı ve avukatların sayılarını arttırmak suretiyle artan uyuşmazlıklara çözüm yolu bulmaya çalıştırlar. Zamanla bu çözüm yöntemi de yetersiz kalınca, mahkemelerde dava dosyaları yığılmaya ve yargılamalar giderek daha uzun süre almaya başladı. Dünyada bir çok ülkede ve ülkemizde yargının iş yükünü azaltma sorununa etkili çözüm yöntemlerinden biri olarak arabuluculuk yöntemi ile kanunlarla sayılan uyuşmazlıkların çözüm yöntemi  dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması  zorunluluğu dava şartı olarak getirildi.

Arabuluculuk Türkiye’de yeni bir kavramdır. Bu bağlamda arabuluculuk, Türk Hukuk Sistemi’ne 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 22 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ve birincil mevzuata ek olarak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26 Ocak 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla uygulanmaya başlamıştır.  

Ülkemizde de 2018 yılından itibaren önce bir kısım iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk yolu, akabinde de bir kısım ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmesine ilişkin kanuni düzenlemeler yapıldı.

Ülkemizdeki arabuluculukla ilgili hukuki uyuşmazlığın tarafları, dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Hukuki uyuşmazlıklara alternatif çözüm yolu getiren arabuluculuğu dava şartı arabuluculuk ve ihtiyari arabuluculuk yolu olmak üzere iki kısma ayırabiliriz. Dava şartı arabuluculuk yolunda, hukuki uyuşmazlığın tarafların, dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmaları zorunludur.  İhtiyari arabuluculukta ise, hukuki uyuşmazlığın tarafları arabuluculuk yoluna başvurmadan önce de arabuluculuk yoluna başvurabilirler

 

Arabuluculuk yoluna başvuran taraf ve karşı taraf arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabilecekleri gibi vekilleri aracılığıyla veya vekilleri ile birlikte de arabuluculuk sürecine katılabilirler. Arabuluculuk yolu ile uyuşmazlığa çözüm bulma süreci en nihayetinde tarafların birbirleriyle yaptıkları pazarlık sürecidir. Hukuki uyuşmazlığın taraflarının arabuluculuk yoluna başvurmadan önce veya arabuluculuk görüşmeleri esnasında, hukuki uyuşmalıkla ilgili haklarını, borçlarını ve alacaklarını tespit ettirip hesaplattırmaları yapacakları pazarlıkta taleplerinin diğer taraf tarafından kabul edilmesi ve diğer tarafı etkileyip ikna etmeleri için çok önemlidir. Bu nedenle, arabuluculuk sürecinde konusunda uzman avukatlardan hukuki yardım alınması, telafisi mümkün olmayan zararlara duçar olunmaması açısından önem arz etmektedir

Avukat Yaşar Öztürk Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, başta Ticaret Hukuku ve İş Hukuku olmak üzere kanunen imkan verilen diğer tüm  hukuk dallarına ilişkin uyuşmazlıklarda olmak üzere ihtiyari ve zorunlu  arabuluculuk yolu kabul edilen tüm uyuşmazlıklarda,  zorunlu ve ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinde   taraf vekilliği ve her türlü danışmanlık hizmetini vermektedir.

 

Avukat Yaşar Öztürk Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak  Arabuluculuk Hukuku alanında verdiğimiz başlıca hizmetlerimiz;

·         Arabuluculuk süreci öncesinde hukuki hakların ve alacakların tespiti ve hesaplanması.

  • Arabuluculuk başvurusunun yapılması,
  • Arabuluculuk görüşmelerinde taraf vekilliği,  
  • Arabuluculuk yoluyla uzlaşma sağlanması halinde anlaşmaya ilişkin son tutanağın ilam hükmü kazandırılmasına ilişkin mahkeme işlemlerinin yapılması,
  • İlam hükmü kazanan arabuluculuk anlaşma son tutanağının icra takibinr konulması,
  • Arabuluculuk yoluyla uzlaşma sağlanamaması halinde açılacak davada taraf vekilliği,
  • Arabuluculuk süreciyle ilgili konularda sözlü ve yazılı danışma.